Milli Mücadelede Yusuf Kemâl Bey

Murat Muslu

07.01.2020

66 Kişi Okumuş

0 Yorum

 
Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

Memuriyeti

Yusuf Kemâl’in ilk memurluğu öğrencilik yıllarına rastlar. 6 Nisan 1898 tarihinde Boyabat mal müdürlüğünde görev aldı. Buradaki görevi 23Mayıs 1899 tarihine kadar devam etti. İkinci memuriyeti, Hukuk Mektebi’ne başladığı yıllara rastlar (1901). Beyazıt’ta bulunan Maliye Nezareti’ne ait birimde üç ay kadar mülazemeten (stajyer) çalıştı. Hukuk Mektebinden mezun olduktan sonra l Kasım l905 tarihinde aynı okulun Hukuk İlimleri Ceza Muallimliğine başladı. Buradaki görevi 21 Ekim l909 tarihine kadar devam etti. Hukuk Mektebi’nden mezun olduktan sonra hocalığı yanında İkinci Meşrutiyetin ilanına kadar avukatlık yaptı. Yusuf Kemâl Bey’in bundan sonraki memuriyeti Avrupa’daki tahsilinden sonradır.

İstanbul’a döndükten sonra askerliğini yapmak için Kadıköy Askerlik şubesine müracaat etti. Sağ elinin durumu dikkate alınarak kendisine askere alınamayacağı bildirildi. Yurt dışında devletin parasıyla tahsil yaptığından mecburi hizmet yapması gerekiyordu. Mr. Clark’ın başında bulunduğu Adliye Teftiş Heyetine müfettiş yardımcısı olarak tayin edildi. .Kemal Bey, bir süre daha bu görevine devam ettikten sonra Teftiş Heyeti reisliğinden alınarak 6Aralık 1915 tarihinde Adliye Nezareti Müsteşarlığına tayin edildi.

Kemal Bey, bu sırada yarım kalan doktora çalışmalarına devam ediyordu. Yaz aylarında çalışmalarına Çamlıca’da oturan eniştesi Enderun Hocası Hasan Fehmi Efendi’nin köşkünde devam ediyordu. Artık evlenme zamanı gelmişti. Nihayet, 27 Nisan l9l7 tarihinde Halit Bey’in kızı Nazlı Hanım ile evlendi.

İstanbul Barosu Ve Yusuf Kemal Bey

Meşrutiyetin ilan edildiği ayda kurulan İstanbul Barosunun ilk kurucuları içinde Yusuf Kemal Bey vardır. Baronun ilk başkanı Manyasızade Refik Bey’di. Yusuf Kemal Bey, Baronu başkan yardımcılığına getirildi(22 Ağustos 1908). Altı ay sonra baro başkanlığına başkanlığa seçildi(31Ocak 1909).

Yusuf Kemal Bey’in Meclis-i Mebusana Seçilmesi

İkinci Meşrutiyet’ten sonraki genel seçimler Kasım 1908 tarihinde yapılmıştı. Bu seçimlerde İttihat ve Terakki tarafından Sinop’tan aday gösterilmişti. Aynı yerden bir aday daha vardı; Rıza Nur. Yusuf Kemâl, seçimi garantiye almak için Rıza Nur’a adaylıktan çekilmesi konusunda teklifte bulundu. Ancak bunu Rıza Nur bunu kabul etmedi. Rıza Nur’ın belirttiğine göre İttihatçılara karşı Sinop’ta büyük tepki vardı. Fakat şansını denemek istedi ve adaylığını koydu. Ancak bu seçimlerde Yusuf Kemal Bey Sinop’tan değil Kastamonu’dan mebus seçildi. Sinop’tan Rıza Nur kazandı. O dönemdeki seçim sistemine göre adaylar iki yerden aday olabiliyorlardı.

Yusuf Kemal bu mecliste yaptıkları en önemli işi Misak-i Milli’yi yapmak olduğunu belirtmiştir. Misak-i Milli’yi hazırlayan encümende çalıştığını, maddelerin baştan aşağı “İstiklal!… İstiklal!.. diye haykırdığını, bunun öteden beri hariçten, içeriden maruz kaldıkları kötü muamelelere karşı artık isyan bayrağını açmış, her şeyin kaybolduğunu görerek şaha kalkmış olan Türk yiğitlerinin icabında canlarını vererek kazanmaya ahdettikleri bir dava olduğunu belirtmiştir.

Yusuf Kemal Bey Mustafa Kemal ile 1920

Milli Mücadelede Yusuf Kemal Bey

Yusuf Kemâl Bey de Meclis-i Mebusa’nın işlemez hale geldiğini görmekte ve mebusluk görevini yapamamanın ezikliğini benliğinde hissetmekteydi. Daha önce 1919 yılında yapılan seçimlerde mebus seçilmesinden dolayı Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemâl Paşa’dan şöyle bir tebrik almıştı:

“Dersaadet’de Kastamonu mebusu Yusuf Kemâl Beyefendiye, 6 Kanunu sani 1336

Bilvasıta yazılan telgrafnamenin vasıl olup olmadığının işarı ve mukadderat-ı atiye hakkında aray-ı saibelerinden istifade ve teat-i efkar edilmek üzere bir iki gün Ankara’ya teşrifleri ve yevm-ü hareketlerini iş’arını rica ederiz efendim.

Mustafa Kemâl

Yusuf Kemâl Bey, Mustafa Kemâl Paşa’nın bu telgrafına şu karşılığı verdi:

“Ankara’da Mustafa Kemâl Paşa Hazretlerine,

C. 6 Kanunu sani 1336

Bilvasıta çekildiği beyan buyurulan telgrafnameyi aldım. Pazartesi günü açılacak olan meclisin meşgalinden fırsat bulduğum anda Ankara’ya hareket edeceğim efendim.

Yusuf Kemâl

Yukarıdaki telgraflardan anlaşılacağı gibi Yusuf Kemâl Bey, Ankara’ya gitme konusunda Meclis-i Mebusan’ın açılmasından önce Anadolu’da bulunan Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemâl Paşa ile irtibat kurmuştu. Meclisin İngilizler tarafından basılması, bazı mebusların Malta’ya sürgüne gönderilmesi, devletin ve milletin haysiyetinin ayaklar altına alınması ve böylece İstanbul’da vatanı kurtarmak için hiçbir şeyin yapılamaz hale gelmesinden dolayı Anadolu’ya geçmeye karar verdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Açılışı ve İktisat Vekilliği

Yusuf Kemâl, meclisin açılışı ile ilgili duygularını şöyle aktarmaktadır: “Başlarında Mustafa Kemâl Paşa olduğu halde Hacı Bayram Camii’nde toplanıp sonra oradan eski meclis binasına, İttihat ve Terakki’nin bizim mimari üslubumuzda yaptırdığı o mübarek binaya giden mebuslar neler yaptılar? Tarih ortada: Yeni bir devlet kurdular, Türkiye’nin çocukları Padişahın irşadına falan veya filan devletin elçisinin teşvikine kapılmadan memleketi idareye koyuldular. Yeni Türk Devleti o gün kuruldu.”23Nisan, Türk’ün en büyük milli bayramı olmasını temenni etmişti. Nitekim Meclisin açıldığı gün olan bu tarih, 1927 yılından beri Milli Bayram olarak kutlanmaktadır.

Yeni kurulan meclis, milletin tek temsilcisi sıfatıyla kuvvetler birliğini benimsemiştir. Meclisin başkanı aynı zamanda hükümet ve devlet başkanıydı. TBMM’de 25 Nisan 1920 günü on beş kişilik layiha Encümeni seçildi. Yusuf Kemâl Bey de bu encümenin içindeydi. Aynı gün Kuvve-i İcraiye’nin teşkiline karar verilerek sekiz kişilik ilk geçici kabine kuruldu. Yusuf Kemâl Bey, İktisat Vekili olarak ticaret, sanayi, ziraat, orman ve maden işlerinden sorumluydu. Bu vekalete 99 oyla seçilmişti: Yönetim geçici olarak düşünüldüğünden hükümet üyelerine de “vekil” denilecekti.

İktisat Vekilliğini 16 Mayıs 1921 yılına kadar yürüttü. Bu görevi esnasında 16 Mart 1920’de Moskova Antlaşmasını imzaladı.

Yusuf Kemâl Bey’in Moskova Heyetinde Görevlendirmesi

Bolşeviklerin çeşitli yollarla Türkiye ile temas yolları araması üzerine bu girişimleri tek kanala toplamak, resmi ve yetkili kişilerle görüşmeler yapılması ihtiyacı ortaya çıkmıştı. Ayrıca Karabekir Paşa, Moskova’ya gönderilecek heyet konusunda 5 Mayıs l920 günlü telgrafında tekrar temas ederek özellikle Kızılordu’nun Azerbaycan’a girmesinden sonra bu heyetin gönderilmesinin daha da müstacel hale geldiği üzerinde durmaktaydı.

Bu arada İktisat Vekili Yusuf Kemâl Bey, Bolşeviklerle temas konusunda şöyle düşünüyordu: “Milli mücadeleye yeni başlıyorduk. Karşımızda başlıca düşmanımız İngilizlerdi. Böyle bir durumda Rusya’nın bize (hele o sıralarda) düşmanlık etmesi beklenemez. Tarih boyunca Osmanlı Devleti için İngiltere ve Rusya rekabeti bunu gösteriyordu. Ayrıca Bolşeviklerin içinde bulunduğu durum ile Türklerin maruz kaldığı ahval arasında bir benzerlik vardı.” Ayrıca Anadolu İnkılabıyle ilgisi olmayan kimselerin Ankara adına Bolşeviklerle görüşmelerde bulunmasının önlenmesi, bu temasın resmi ve yetkili kişilerle yapılması gerekiyordu.

Yusuf Kemâl Bey, bu düşünceler içinde 5 Mayıs 1920’de Mustafa Kemâl Paşa’nın başkanlığında toplanan İcra Vekilleri toplantısında Bolşevikler’le temas kurulması konusunda teklifte bulundu. Yusuf Kemâl Bey’in teklifi üzerine Bolşeviklerin Anadolu’yla ilgili nasıl bir politika uygulamak istediğini öğrenmek amacıyla, Hariciye Vekili Bekir Sami Bey’in başkanlığında bir heyetin Moskova’ya gönderilmesi için karar alındı.

Devam edeceğiz…

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail
İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

KÖŞE YAZARLARI

Boyabat'ın ilk yerel sitesine

Hoşgeldiniz

BOYABAT.COMTüm Yazarlar İçin Tıklayın

buraya tıklayınız



BOYABAT.COM